Ana içeriğe atla

Kayıtlar

KARŞILIKSIZ DEĞER VERME

Selamlar, Öncelikle bu yazıyı yazma sebebim içime bir öküzün oturmuş olması.Basık hissediyorum.Sıkılmış.Nefes almamı bile zorlaştırıyor bu.Yazının devamı bu öküzü araştırmakla geçicek. Yaklaşık bir haftadır evdeyim.Sadece evdeyim.Dışarı hiç çıkmıyorum.Güneş görmüyorum.Daha da mühimi kimseyle konuşmuyorum.Bu benim psikolojimi batırmış durumda.Yalnızlığı seven biriyim ama bu kadarı da batıyor artık.İç konuşmalarımın şiddeti gittikçe artıyor.Rüyalarımın etkinliği gittikçe artıyor.Hayatımı boka harcadığımı düşünmem bastırıyor arada.Ama yapacak bir şey de bulamıyorum.Kitap okuyorum arada.Ümitsizlik hakim üzerimde.Üretim yapamıyorum. Bunların hepsi problem tabi ki.Ama sanırım sosyal sorunlar kaynağı bu halimin.İnsanlar arasında olmak rahatlatıyor beni bazen.Dikkat et bazen dedim.Sanırım günümün dörtte ya da beşte birini sosyal bir çevrede geçirmek benim için iyi.Ama son günlerde iyice yalnızlaştım.Yalnız başıma monoton bir hayat sürüyorum. Başlığı neden attığımı açıkladığım bölüme geç...

İNANÇLARIM ÜZERİNE

Selam dinleyicim, Biraz önce duştaydım.Duş alırkenki zaman dilimi düşncelere en yoğun kapıldığım zaman dilimlerinde zirveye oynuyor.Öyle ki kafamın altında yastık olduğu zaman kafamın üstünde duş başlığı olduğu zamana kaybediyor.Ya da sessizlik suyun vücuduma çarpma sesine kaybediyor bu yarışta. Yine duşta düşünceler içindeydim.İlk önce geleceğimi düşündüm.Neler yapmak istediğimi ve nelere sahip olduğumu.Sonra daha genele baktım.Hayatımı sorgularken inançlarımı sorguladım,varlığımı sorguladım.Son zamanlardaki inançsızlığımı düşündüm.Duştan çıkıp üzerimi giyinine kadar rutin işlerin verdiği uyuşmayı yaşadım.Sonra yatağa yaslandım.Duşta ısınan beyin alışkanlığına devam ediyordu.Sonra aklımdan güzel cümleler geçti.Ne de güzel konuşuyordum içimden.Sana söylemek geldi içimden.Ve şimdi bradayım. Başlığı gördün ya işte.Aklıma ateistler geliyor arada.Neden inanmadıkları.Onlara nasıl karşılık vereceğim.Onlardan daha mı akıllı olduğumu sorguluyorum.Yoksa sadece çevreme uyum sağlayarak mı dev...

2018'E YARIM SAAT

Selam,kararsız ya da anlamsız. Bugün 2017'inin son günüydü sanırım.Normalde size ne yaptığımdam bahsetmem ama bugün ne yaptığımdan bahsedeyim. Bu son günde hep pc başındaydım.Youtube üzerinden bir miktar para kazanma hevesi beni pc başında tuttu.Evet,sanırım para kazanma hırsı insanın hayatını ele geçirebiliyor.Farkındalığı azaltıyor.Mutsuz olmuyorsun ama mutlu da olmuyorsun. Babama göre paranın ne kadar peşinden koşarsan koş kısmette olmayınca kazanamıyorsun bu illeti.Ben de gün boyunca çabalasam da geceye doğru boşa uğraştığımı anlayıp vazgeçtim Youtubeda para kazanma mevzusundan.Ve kafamı toparlayıp kendime gelmeye çalıştım.Telefondan sıklıkla instagramı kontrol ediyordum.Millet içiyor hep. Neyse şimdi aklımı toparladığımı varsayıyorum.Aklımdan 2017'nin nasıl geçtiğini geçiriyorum.Hatırladıklarım sırasıyla: -YGS -Mezuniyet -Çalışma temposu -Hedef sapması -Lise arkadaşlarım -Karlı gün -Tercih süreci -Koç üniversitesi -Yeni şehir . . . Şimdi kendime soruyor...

PARANOYAK

     Selam hiç kimse ya da her kimse.Moralim çok bozuk şu an.Neden moralim bozuk?Moralimin bozulması tek basamakta gerçekleşmiyor.O yüzden ana sebebini bilmiyorum.Ama tetikleyen ilk faktörü görebiliyorum.Ama o da değişkenlik gösteriyor hep.Çoğu zaman canımın çok az bile sıkılmasına sebep olacak şeyler ilk basamakta oluyor.Çığ gibi kısa zamanda büyüyerek içime oturuyor.       Evet,moralim çok bozuk.Şu klavyenin çok kötü olmasından diğer daireden gelen müzik sesine kadar her şey sinirimi bozuyor.Motivasyon dipleri görüyor.Nefret sendromu gibi de değil farkına vararak geçiremiyorum.Daha ağır bir durum.      Hayat amacımı sorguluyorum şu an.Olmak istediğim yeri ve bulunduğum yeri.Elde edeceklerimi ve kaybedeceklerimi.Hikayemin önemini,kimi etkileyeceğini.Sonları düşünüyorum.Sona erecek eyleri düşünüyorum.Kendimle bitmek bilmez çatışmalarım...Olmasını istediğim şeyleri mi düşünmeliyim.Yoksa daha gerçekçi mi olmalıyım.İnanmak istediklerime mi...

NEFRET SENDROMUM

Tanım:            Bana babamdan geçtiğine inandığım,bazı zamanlarda diğer insanlara duyduğum sevgisizlik duygusu.Sadece kendimin fark etmediği,aynı zamanda çevremdeki insanların da ben de fark ettiği hal.              Merhaba bugün yazıya tanımla girdim gördüğünüz üzere.Bu yazı önceden yazdığım şu  yazı gibi aslında.İkisinde de bahsettiğim duygular her zaman hissetmediğim ama hissettiğim zamanlarda beni etkileyen şeyler.Ayrıca kendime adadığım duygular da değiller herkes yaşıyor olabilir bunları.Bu yazımda size nasıl hissettiğimi anlatmaya çalışacağım.          Nefret sendromu dedim çünkü bunu hastalığım olarak kabul ediyorum.Adında nefret geçse de aslında "sevgisizlik" desek daha doğru olur.Bu sevgisizliğin sebebi de onların tavır ve davranışlarını gereksiz,yapmacık ve itici bulmam.Bazı anlar geliyor ki muhattap olduğum tüm insanlarda hissediyorum bunu.Konuştuğum hatta yüzüne baktığım her...

TERCİH SÜRECİ

Merhaba,   Önceki yazılarımın bazılarında da bahsettim belki.Kendimle alakalı düşüncelerimden.Zaten düşüncelerimizden en önemlisi kendimiz hakkında  olan değil mi?Bu blogda da zaten her zaman kendimden konuşuyorum.Bir de bu aralar hayat amaçlarımın başlarında kendimi tanımak geliyor.Kendim hakkında düşüncelerimi kendimi tanıma sürecim oluşturuyor.   Neyse.Sizi bilmem ama kendim hakkında uzun şüphelerim var.Şöyle başlayabiliriz ki daha hangi konuda yetenekliyim emin değilim.Şu anda okumakta olduğum bölümün bana uygun olmadığını düşünüyorum ama diğer mesleklerden kesinlikle başarılı olacağımı beklediğim biri yok.Bazı konulara ilgim ve tutkum var ama o konularda da başarılı olacağımdan emin değilim.Bu meslek ve yetenek konusunda kendimizi tanıyamamak en büyük sorunlarımızdan biri.Öyle ki çoğumuz bazı zamanlar hiçbir konuda yeteneği olmayan insanlar olarak düşünebiliyoruz.Bu kötü zamanlarımız oluyor,depresif zamanlarımız..    Tüm bunları neden anlatıyorum.Çünkü e...

DÜŞÜNCEDE BOĞULMA PERİYOTUM

Merhaba , Aslında bu aralar yazmayı düşünmüyordum ama dayanamıyorum artık.Başlıkta söylediğim olayla karşı karşıyayım,sıcağı sıcağına da yazmak istedim.En azından bir şeyler üretince rahatlıyorum.    Psikolojik problemim olup olmadığı ben de her zaman şüpheli bir durumdu.Başka insanların yerine geçemediğim için kıyas yapamıyorum.Ama şunu biliyorum ki yaşamımda bazı döngüler var.Sürekli mutlu ya da mutsuz olamıyorum.Mutlu olduğum anlar çok sahte geliyor bana.Mutsuz olduğum zamanlar döngünün "düşünce yoğunluğumun yüksek" olduğu zamanlar,mutlu olduğum zamanlarsa "unutma ve uyuşma yoğunluğumun yüksek" olduğu zamanlar oluyor genelde.Başlıkta belirttiğim kısım düşüncelere en çok daldığım,hayatı en çok sorguladığım,hayat motivasyonumun en az olduğu ve en kısır olduğum zaman dilimi.Dinimi önemsemesem,kendimi önemsemesem bu zamanlarda içerim.Kafayı bulurum ve uğraşmam.Bu döngüyü rahat atlatmanın yollarından biri de yazmak benim için.O yüzden şu an klavyesi "çekilmez...