Ana içeriğe atla

PARANOYAK

     Selam hiç kimse ya da her kimse.Moralim çok bozuk şu an.Neden moralim bozuk?Moralimin bozulması tek basamakta gerçekleşmiyor.O yüzden ana sebebini bilmiyorum.Ama tetikleyen ilk faktörü görebiliyorum.Ama o da değişkenlik gösteriyor hep.Çoğu zaman canımın çok az bile sıkılmasına sebep olacak şeyler ilk basamakta oluyor.Çığ gibi kısa zamanda büyüyerek içime oturuyor.

      Evet,moralim çok bozuk.Şu klavyenin çok kötü olmasından diğer daireden gelen müzik sesine kadar her şey sinirimi bozuyor.Motivasyon dipleri görüyor.Nefret sendromu gibi de değil farkına vararak geçiremiyorum.Daha ağır bir durum.

     Hayat amacımı sorguluyorum şu an.Olmak istediğim yeri ve bulunduğum yeri.Elde edeceklerimi ve kaybedeceklerimi.Hikayemin önemini,kimi etkileyeceğini.Sonları düşünüyorum.Sona erecek eyleri düşünüyorum.Kendimle bitmek bilmez çatışmalarım...Olmasını istediğim şeyleri mi düşünmeliyim.Yoksa daha gerçekçi mi olmalıyım.İnanmak istediklerime mi inanayım yoksa inanmaktan vaz mı geçeyim.

     Düşünmenin paranoyak seviyede olduğunu düşünüyorum kendimde.Düşünmekten hayatı kaçırıyorum.Şimdiki zamana odaklanamıyorum.Kendimi sorgulama da paranoyak bir seviyede de olabilirim.Kendimi çok sıkıştırıyorum.Hiç bir hareketimin doğru olduğundan emin değilim.Göreceli mallık hep kafamda.Bana başka insanlar mal gelirken benim de başkalarının  gözünde mal olduğumu düşünüyorum.Bilmediklerim ve asla bilemeyeceklerimin sınırsız uçları...Beynimde arka planda açık olduğu için beynim bazen çalışmayı durduruyor.Yanıt vermiyor.Her şeyden sıkılıyorum.Ve ve ve saçma paranoyası...Zaman paranyasıyla beraber..Zamanımı boşa geçirdiğim düşüncesini aklımdan atamıyorum.Aynı zamanda ne yaparsam yapayım saçma bir şey yaptığımı düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum.Bazen iyilikleri bile saçma buluyorum(enayi gibi hissediyorum.)Bu anlattıklarım belki tek çatıda toplanabilir.Hepsinin çıkışı aynı olabilir ama evrilmiş halleri bunlar.Daha bunlardan çok var.Mesela bir de olasılık paranoyam var.Onda da başıma gelen kötü bir olayda tersini düşünüyorum ve aslında tersinin de çok iyi olmadığını düşünmeye başlıyorum.

     Peki bunların benim üzerimdeki etkisi ne?Demiştim zaten hayatı kaçırmış gibi hissedebiliyorum.Girişimciliğimi törpülüyor.Bazen hayatta yapmadığım şeylere şaşıranlar oluyor belki de budur sebebi.Hissizlik ve hiç bir şey yapmayı istememek.Mücadele ruhu ve kazanma hırsının yok oluşu.Sosyal ilişkilerde zayıflık.Kısacası çok etkiliyor yaşamımı.Yine şunu da belirtiyim bunun sadece ben de olduğundan emin değilim belki herkesde aynı şeyler oluyordur.(Sıradanlık paranoyası-bunu başka bir yazıda detaylı anlatmak istiyorum-)

     Neyse yazdım rahatladım biraz.O zaman kendine iyi bak hiç kimse ya da her kimse..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

19'da HAYAT AMACI

Merhaba dostum.Uzun zaman oldu.Başka kimseyi bulamadım konuşacak.Ondan yüzsüzce tekrar yanındayım.Bu yazıda genelde yaptığım gibi hayat nasıl gidiyor ondan bahsedeceğim.Dertlerimi yazacağım ki onları gözümde büyütmeyeyim. Yazıyı kimsenin okumayacağnı beklediğim için yazı düzenine önem vermeyeceğim.Sırasıyla kafamda olan ve beni karamsarlığa iten şeyleri yazacağım önem sırası olmadan. 1-Okul sınavı(hayvan gibi konu var) şu anlık en büyük derdim değil ama bununla uğraşmak canımı sıkıyor. 2-Tatmi edici olmayan sosyal çevre(samimiyetsiz arkadaş ortamı+olmayan sevgili)bu da beni yalnızlığa itiyor.Bu yüzden duygusal bunalımlar geçiriyorum. 3-Dine bağlı olmayan yaşam(büyük günahlar işlemememe rağmen ruhumu çöertiyor) 4-Hayat amacını oturtamamak(neden yaşadığına emin olamamak)bu da motivasyonsuzluğu doğuruyor. 5-Sürekli akla gelen ölüm düşüncesi 6-Ailemin düzensizliği . . bu uzar da sanırım.Zaman sanki hiç bir şeye yetmiyor.Hayal kırıklılklarından nefret ediyorum.En çok da hayal kırı...

STOLKUN SAÇMA SAPAN KADINLAR GÜNÜ VİDEOSU

Merhaba, aslında yeni yazımda başka bir konudan önceki yazdığım yazının devamı şeklinde olacak bir yazı yazmayı planlıyordum.Amma ve lakin ki bugün başka bir konudan bahsetmek istiyorum. Bu yazıyı yazmaya başladığım tarih 8 mart.Yani kadınlar günü. Bugün sosyal medyada gördüğüm  kadınları övüp övüp bitiremeyen abaza erkek tayfaya kendini bir bok sanan kaşar kadınların davranışlarına şahit olmakla geçirdim.Videolar,fotoğraflar gördüm ve biraz ayar oldum bu konuya. Öncelikle bugün en sinir olduğum video Stolk'un hazırlamış olduğu ve Ezgi Mola'nın sunmuş olduğu aptal 8 mart kadınlar günü videosuydu.Videonun içeriğinde sadece kadınların erkekleri her koşulda "sikebileceği" ve kadınların erkeklerden daha üstün bir organizma olduğunu anlatıyorlar.Kadınlar daha çok yaşarmış,daha az hasta olurmuş,daha dayanıklıymış vs. Vay be demek kadınlar erkeklerden üstünmüş(!).Be amına koduğum üstünlüğü sen hayatta kalmayla mı ölçüyon??Daha uzun yaşayan daha mı üstün?Yok çocuk yaşta k...

KARMAŞIK RUH HALİM

Selam yaşlı ,yani bana göre yaşlı.Ve tahminimce daha mutsuz.Yaş ilerlememle mutsuzluğum arasında aritmetik oran var.Bak yalan söylemiyorum geometrik değil.Yani bir anda hayattan soğumadım.Yavaş yavaş oldu.Ama bir eşik değeri vardı onu da geçtim sanki.Umut eşiği.Belirli umutlarını yitirene kadar hala mutlu hissedebiliyorsun.Gün be gün azalıyor umutlar yerini gerçeklere bırakıyor.Umutlar dediğim aslında hayaller işte.Ben büyüdükçe hayallerim değişti.Eskiden hayallerim küçüktü.Biraz büyünyünce onlar da büyüdü.Biraz daha büyüdüm sanki onları tanımıyorum.Belki o hayaller aynı kaldı ama ona bakan gözler değişti.Belki eskiden sadece o hayallere bakan ben gitti ve yerine o hayallerinin içine gizlenmiş hayalleri görmeye başlayan ben geldi. Bununla alakalı geçen gecenin birinde düşünsel şeyler yaşadım.Yatağıma uzandım ve evimizin tavanına doğru baktım.Kendimi yine tv dizi ve filmlerindeki yalnız siyah karaktere benzettim.(Bu kendimi filmin baş rol oyuncusu gibi hissetmem çok oluyor.Son derec...