Ana içeriğe atla

KARŞILIKSIZ DEĞER VERME

Selamlar,
Öncelikle bu yazıyı yazma sebebim içime bir öküzün oturmuş olması.Basık hissediyorum.Sıkılmış.Nefes almamı bile zorlaştırıyor bu.Yazının devamı bu öküzü araştırmakla geçicek.

Yaklaşık bir haftadır evdeyim.Sadece evdeyim.Dışarı hiç çıkmıyorum.Güneş görmüyorum.Daha da mühimi kimseyle konuşmuyorum.Bu benim psikolojimi batırmış durumda.Yalnızlığı seven biriyim ama bu kadarı da batıyor artık.İç konuşmalarımın şiddeti gittikçe artıyor.Rüyalarımın etkinliği gittikçe artıyor.Hayatımı boka harcadığımı düşünmem bastırıyor arada.Ama yapacak bir şey de bulamıyorum.Kitap okuyorum arada.Ümitsizlik hakim üzerimde.Üretim yapamıyorum.

Bunların hepsi problem tabi ki.Ama sanırım sosyal sorunlar kaynağı bu halimin.İnsanlar arasında olmak rahatlatıyor beni bazen.Dikkat et bazen dedim.Sanırım günümün dörtte ya da beşte birini sosyal bir çevrede geçirmek benim için iyi.Ama son günlerde iyice yalnızlaştım.Yalnız başıma monoton bir hayat sürüyorum.

Başlığı neden attığımı açıkladığım bölüme geçiyorum.Bir arkadaşım var benim.Bir yıl falan oldu tanıyalı.Çok samimi değiliz.Hatta onun hakkında hiçbir şey bilmiyor olabilirim.Ama çok değerli benim için.Neden mi değerli?Bilmiyorum tam olarak.Değer verecek birine ihtiyacım olduğu için sanırım.Ama neden o?Çünkü zaten yalnız bir adamım ve dolayısıyla fazla seçeneğim yok.İnsanların çoğunu sevmiyorum bir de.Ve de ona az da olsa kendimden bahsettim.Daha başka sebepler de vardır ama konumuz bu değil.İnsan değer verir işte.Ailesine,sevgilisine,arkadalarına....Aşk bu değer vermenin gözleri kör edecek boyutudur.Aşk bir kabullenme ve bir kesinlik...Aşık olduğunu zihnin tanımlıyor ve sen bunu sorgulamıyorsun.Bence bu böyle.
Konudan iyice saptık ama düşüncelerim böyle işte.İşte bu değer verdiğim arkadaşım sanırım bana değer vermiyor.Hani şu "Sen elmayı seviyosun diye elma da seni sevecek değil" derler ya işte o hesap.Ama sevmekle değer vermek arasında fark var.Burada değer vermenin ne olduğundan bahsediyim biraz.
----
Bir insanın hayatında ne kadar değerlisiniz?Nasıl anlarsınız biliyor musunuz?O insanın hayatında ne kadar tanımlısınız ona bakın.Siz olmasınız onun hayatında bir bok değişir mi?Ya da daha da güzel bir ifadeyle onun yaşamında önemli bir parametre misiniz?Hayatını yaşarken sizi ne kadar takıyor?
----


Evet bu arkadaşım beni takmıyor.Bildiğin siklemiyor.Attığım mesaları görmüyor(!)Hiçbir zaman bana kendisi mesaj atmıyor.Yaptığımız konuşmaları olabildiğince kısa tutuyor.Yeterince anlaşılıyor sanırım.Eskiden şüpheliydim ama şimdi emin sayılırım.

İçimdeki öküz de sanırım bu.Bu karşılıksız verdiğim değer.Aslında çözüm basit.Bu arkadaşımı yakınlık derecemden soyutlamak yapmam gereken.Onu olabildiğince düşünmemek ve onunla iletişime geçmeye çalımamak.Ama benim ne tarz bir psiko olduğumu biliyorsunuz.Zaten hayatım bomboş.Hayatta sanırım ailem harici kimsenin hayatında önemli bir etken değilim. Oysa ben de belki çoğu insanın istediği başka insanların hayatında fark yaratmak istiyorum.Etkisiz eleman değil.
Zaten biliyorsun nefret sendromum var.Çoğu insandan sıkılıyorum.O yüzden değer verme ihtiyacımı karşılayacak insan bulamıyorum.Herkeste kusurlar buluyorum.Evet işte böyle.Neyse hadi görüşürüz..



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

19'da HAYAT AMACI

Merhaba dostum.Uzun zaman oldu.Başka kimseyi bulamadım konuşacak.Ondan yüzsüzce tekrar yanındayım.Bu yazıda genelde yaptığım gibi hayat nasıl gidiyor ondan bahsedeceğim.Dertlerimi yazacağım ki onları gözümde büyütmeyeyim. Yazıyı kimsenin okumayacağnı beklediğim için yazı düzenine önem vermeyeceğim.Sırasıyla kafamda olan ve beni karamsarlığa iten şeyleri yazacağım önem sırası olmadan. 1-Okul sınavı(hayvan gibi konu var) şu anlık en büyük derdim değil ama bununla uğraşmak canımı sıkıyor. 2-Tatmi edici olmayan sosyal çevre(samimiyetsiz arkadaş ortamı+olmayan sevgili)bu da beni yalnızlığa itiyor.Bu yüzden duygusal bunalımlar geçiriyorum. 3-Dine bağlı olmayan yaşam(büyük günahlar işlemememe rağmen ruhumu çöertiyor) 4-Hayat amacını oturtamamak(neden yaşadığına emin olamamak)bu da motivasyonsuzluğu doğuruyor. 5-Sürekli akla gelen ölüm düşüncesi 6-Ailemin düzensizliği . . bu uzar da sanırım.Zaman sanki hiç bir şeye yetmiyor.Hayal kırıklılklarından nefret ediyorum.En çok da hayal kırı...

STOLKUN SAÇMA SAPAN KADINLAR GÜNÜ VİDEOSU

Merhaba, aslında yeni yazımda başka bir konudan önceki yazdığım yazının devamı şeklinde olacak bir yazı yazmayı planlıyordum.Amma ve lakin ki bugün başka bir konudan bahsetmek istiyorum. Bu yazıyı yazmaya başladığım tarih 8 mart.Yani kadınlar günü. Bugün sosyal medyada gördüğüm  kadınları övüp övüp bitiremeyen abaza erkek tayfaya kendini bir bok sanan kaşar kadınların davranışlarına şahit olmakla geçirdim.Videolar,fotoğraflar gördüm ve biraz ayar oldum bu konuya. Öncelikle bugün en sinir olduğum video Stolk'un hazırlamış olduğu ve Ezgi Mola'nın sunmuş olduğu aptal 8 mart kadınlar günü videosuydu.Videonun içeriğinde sadece kadınların erkekleri her koşulda "sikebileceği" ve kadınların erkeklerden daha üstün bir organizma olduğunu anlatıyorlar.Kadınlar daha çok yaşarmış,daha az hasta olurmuş,daha dayanıklıymış vs. Vay be demek kadınlar erkeklerden üstünmüş(!).Be amına koduğum üstünlüğü sen hayatta kalmayla mı ölçüyon??Daha uzun yaşayan daha mı üstün?Yok çocuk yaşta k...

KARMAŞIK RUH HALİM

Selam yaşlı ,yani bana göre yaşlı.Ve tahminimce daha mutsuz.Yaş ilerlememle mutsuzluğum arasında aritmetik oran var.Bak yalan söylemiyorum geometrik değil.Yani bir anda hayattan soğumadım.Yavaş yavaş oldu.Ama bir eşik değeri vardı onu da geçtim sanki.Umut eşiği.Belirli umutlarını yitirene kadar hala mutlu hissedebiliyorsun.Gün be gün azalıyor umutlar yerini gerçeklere bırakıyor.Umutlar dediğim aslında hayaller işte.Ben büyüdükçe hayallerim değişti.Eskiden hayallerim küçüktü.Biraz büyünyünce onlar da büyüdü.Biraz daha büyüdüm sanki onları tanımıyorum.Belki o hayaller aynı kaldı ama ona bakan gözler değişti.Belki eskiden sadece o hayallere bakan ben gitti ve yerine o hayallerinin içine gizlenmiş hayalleri görmeye başlayan ben geldi. Bununla alakalı geçen gecenin birinde düşünsel şeyler yaşadım.Yatağıma uzandım ve evimizin tavanına doğru baktım.Kendimi yine tv dizi ve filmlerindeki yalnız siyah karaktere benzettim.(Bu kendimi filmin baş rol oyuncusu gibi hissetmem çok oluyor.Son derec...