Ana içeriğe atla

Kayıtlar

TATSIZ,RENKSİZ,KOKUSUZ VE SESSİZ

Selam.Bir sene önceki yazılarıma benzer şeyler yazıcam bugün.Beni mayıslar neden hüzne boğuyor.GB hala mayıslar seni üzüyor mu?Diğer ayların güldürmediği gibi.Seni bilmiyorum ama beni mahvetti bu sıralar hayat.Çok mutsuzum.Dün çok kötü hissediyordum ve sınavım vardı.Ölüm gibiydi.Hayat çok zor ya.Gün geçtikçe ölümü daha çok düşünüyorum.Bu hayatta bazen hiçbir şeyim yokmuş gibi hissediyorum.Anne babam dahil herkese soğuğum bu aralar.Dinle bile aram iyi değil.Artık yoruldum ya.Neden yaşıyorum ?Aşırı umutsuzum.Hayal etmekten nefret ediyorum ama realistik olmaktan da nefret ediyorum. Ben çok kötüyüm ya.Bunlar geçecek mi?Anlatacak kimsem olmadığından kendimle konuşuyorum.Ben iyi değilim abi.Hastayım ve hastalıklıyım.Okudumakta olduğum bölümde çalışmak istemiyorum.Gelecekten beklentim hiç yok.En sevmediğim ağlamayı yaşıyorum.İçten ve sessizce. Bu yazının kesinlikle okunma kaygısı yok.Sadece bu kadar berbat hissederken yazmak istedim.Hadi görüşürüz.

SESSİZ GÜNAHKAR

Merhaba yazının neyle alakalı olacağını blmiyorum ama bir şeyler yazacağım.Mayısta bir şeyler yazmayı seviyorum.Genel bahsedeceğim. Güncel durumumu paylaşayım önce.Sikik hissediyorum.Ramazan bile beni tatmin etmiyor.Son bir haftadır hiç evden çıkmıyorum.Son bir iki ayda da çok nadir dışarı çıkıyorum.Haliyle farklı insanlarla sıfır iletişim.Sadece gün boyu gördüğüm kuzenime hayatın boktanlığını anlatıyorum.Bazan tüm insanlıktan ümidi kesiyorum.Kadınlara ve erkeklere topluca hükümler giydiriyorum.Belli ideolojidekilere kayıyorum.Neden peki?Sadece canım sıkılıyor.Ota boka laf atıp duruyorum.Son derece pasif bir yaşamım var ayrıca.Tam anlamıyla hiçbir şey yapmayarak günlerim geçiyor.Fazla uyuyarak ve medyada çok fazla zaman öldürerek günlerimi "istediği skoru yakalamış tur için defansta paslaşıp sakat numarası yapan ve değişikliğe sürünerek giden futbolcular" misali harcıyorum.Sorun zaman kısıtlaması değil kesinlikle daha fazla zamanım olsa daha fazla uyuşukluk yaparım gibi.Küçü...

SABRETMEYİ DENİYOR MUYUM?

Selam.Saat gece on bir buçuk.Ve ben harici bir klavyenin üzerinde parmaklarımı kaydırıyorum.Hayata son derece monoton.Acaba hiçbir şey yaşamadan ölücem mi diye düşünüyorum ama ileride acılar çekeceğime eminim.Yaşamanın hakkını veremediğimin farkındayım.Bir sürü boş vaktim var ama ben zamanımı verimli kullanamıyorum.Özellikle bu haftalar büyük miskinlikle ve motivasyonsuzlukla geçiyor.Çok uyuma problemim var ve erken kalkamıyorum.Yemek yeme sıklığım istikrarsız ve sağlıksız beslenmeye başladım.Kitap okuma seviyem azaldı.Ve sosyal olarak da net ilişkilerim yok.Kısacası hayatımda büyük düzensizlikler hakim.Kaotik bir yaşam sürüyorum. Bugün hayatımdaki gördüğüm işleyiş bozukluklarına farklı bir pencereden bakmaya çalışacağım.Daha olumlu bir pencere.Daha umutlu bir pencere.Ve bu bakış açısı belki biraz daha sakin ve yavaş yaşamamı sağlayacak. Önceki yazılarımın birinde hiçbir şey yapamadığımdan dolayı üzüntümü belirtmiştim.O yazıda eskiden daha olumlu bir bakış açısına sahipken şim...

HER ŞEYİ YOLUNA KOYABİLİR MİYİM?

Merhaba, yine çok gerekli olmayan ihtiyaçtan yazılı bir yazıyla karşınızdayım.Gerçekten bir şeyler yazma ihtiyacı hissediyorum.Okumak ve yazmak üzerine zaten uzun bir yazı ele almayı da düşünüyorum. Neredeyse her yazımda olduğu gibi bunda da hayatımın nasıl boktan gittiğinden bahsederek başlıyacağım.Hatta bu yazımın konusu hayatımdaki tüm sevmediğim boktanlıklar.Evet bugün biraz ağzım bozuk. Çok planlı bir yazı olmadığını söyledim.Hayatımdaki tüm pürüzleri maddeler halinde yazacağım.Hatta ve hatta tüm bunları kırmızıyla yazıp eğer düzelirlerse yeşile çevireceğim.Bence gayet güzel bir sistem oldu.Aynı okuduğum kitapları yazdığım sayfadaki gibi. 1-Ailem mutsuz.Babam ve annem başta olmak üzere sülalede de neredeyse herkeste bir huzursuzluk hakim.Ailem benim mutluluğumu etkiliyor.Benim ütopik hayalim bir masada sevdiklerimle herkesin huzur dolu gözlerini fark edebilmek.Büyükçe bir masada hayatımda en etkili insanlarla gülümsemek.(Mr.Robot'un bir sahnesinden esinlendim) 2-Y...

21 FELSEFESİ

Merhaba,bir aydan fazla oldu yazmayalı.İlk defa bu kadar uzun süre ara vermiştim.Bu süre zarfında birçok kez aklıma bir şeyler yazma fikri geldiyse de olmadı işte yazmadım.Üşendim pc başına geçmeye.Bilgisayarımın klavyesinin olabildiğine kötü olması bu yazma hevesimin minimumluğunda önemli bir etken olabilir.Zira şimdi başka bir bilgisayarda tuşlara dokunuyorum. Bugünkü bahsedeceğim şey anlık durumumla alakalı.Hissettiklerimle ya da hissedemediklerimle alakalı.Güncel bir konu ancak çok önemli bir konu değil baştan söylemesi.İçimi dökmek ve rahatlamak için yazıyorum. Başlıktan bahsedeyim ilk önce sonra da şimdiki vaziyetimin başlıkla ilgisinden bahsedeceğim.Çok küçüklükten beri idealist bir insandım ben.Orta okulda bile ders çalışırdım.Daha o zamanlar bile ileride daha güzel şeyler olması umudu beni ateşliyordu hep.Önemli bir insan olma ideali lisenin son zamanlarına kadar içimde yanan bir ateşti.Küçüklekten lise sonlara kadar bu kadar idealist olmamın sebebi büyük ihtimalle her z...

STOLKUN SAÇMA SAPAN KADINLAR GÜNÜ VİDEOSU

Merhaba, aslında yeni yazımda başka bir konudan önceki yazdığım yazının devamı şeklinde olacak bir yazı yazmayı planlıyordum.Amma ve lakin ki bugün başka bir konudan bahsetmek istiyorum. Bu yazıyı yazmaya başladığım tarih 8 mart.Yani kadınlar günü. Bugün sosyal medyada gördüğüm  kadınları övüp övüp bitiremeyen abaza erkek tayfaya kendini bir bok sanan kaşar kadınların davranışlarına şahit olmakla geçirdim.Videolar,fotoğraflar gördüm ve biraz ayar oldum bu konuya. Öncelikle bugün en sinir olduğum video Stolk'un hazırlamış olduğu ve Ezgi Mola'nın sunmuş olduğu aptal 8 mart kadınlar günü videosuydu.Videonun içeriğinde sadece kadınların erkekleri her koşulda "sikebileceği" ve kadınların erkeklerden daha üstün bir organizma olduğunu anlatıyorlar.Kadınlar daha çok yaşarmış,daha az hasta olurmuş,daha dayanıklıymış vs. Vay be demek kadınlar erkeklerden üstünmüş(!).Be amına koduğum üstünlüğü sen hayatta kalmayla mı ölçüyon??Daha uzun yaşayan daha mı üstün?Yok çocuk yaşta k...

YALNIZLIĞIM ÜZERİNE

O kadar ısrar ettin yazıcam bir şeyler.Merhaba bu arada.Daha yeni duştan çıktım.Ve duştayken bloga bir şeyler yazmaya karar verdim.Aklımda birkaç konu vardı ama sen ısrar ettin diye bu konuya değineceğim.Zaten benim işim seni incelemek değil mi?Ben senin süperegonum. Kendime sürekli soruyorum."Yalnız olmaktan mutlu muyum?".Ve sonra bir soru daha "Ne kadar yalnızım ki?".Ve evet,emin değilim bunların cevaplarında.Yalnızlık tek anlam ifade etmiyor aslında sevgilisi olmayan herkes yalnız değil bence.Ve sevgilisi olanların da yalnızlığı yok olmuyor.Ama biz sanırım yalnız olmayı sevgili olup olmamasıyla ölçüyoruz.Ya da yalnız hisseden ve sevgilisi olmayanlarımız(sap) sevgiliye ya da bizi seven bir karşı cinse(istisnalar kaideyi...) yalnızlığı yok edecek ve bazen bize acı veren yalnızlık hislerimize son verecek kişi gözüyle bakıyor.İnsanlar yalnız ölür.Ve hayatlarında her zaman yalnızlık duygusunu yaşarlar.Sonuçta her zaman kendi bilincimizle baş başayız.Yalnızlığın n...