Ana içeriğe atla

HER ŞEYİ YOLUNA KOYABİLİR MİYİM?

Merhaba,
yine çok gerekli olmayan ihtiyaçtan yazılı bir yazıyla karşınızdayım.Gerçekten bir şeyler yazma ihtiyacı hissediyorum.Okumak ve yazmak üzerine zaten uzun bir yazı ele almayı da düşünüyorum.

Neredeyse her yazımda olduğu gibi bunda da hayatımın nasıl boktan gittiğinden bahsederek başlıyacağım.Hatta bu yazımın konusu hayatımdaki tüm sevmediğim boktanlıklar.Evet bugün biraz ağzım bozuk.




Çok planlı bir yazı olmadığını söyledim.Hayatımdaki tüm pürüzleri maddeler halinde yazacağım.Hatta ve hatta tüm bunları kırmızıyla yazıp eğer düzelirlerse yeşile çevireceğim.Bence gayet güzel bir sistem oldu.Aynı okuduğum kitapları yazdığım sayfadaki gibi.

1-Ailem mutsuz.Babam ve annem başta olmak üzere sülalede de neredeyse herkeste bir huzursuzluk hakim.Ailem benim mutluluğumu etkiliyor.Benim ütopik hayalim bir masada sevdiklerimle herkesin huzur dolu gözlerini fark edebilmek.Büyükçe bir masada hayatımda en etkili insanlarla gülümsemek.(Mr.Robot'un bir sahnesinden esinlendim)
2-Yakın arkadaş sayımı yeterli bulmuyorum ve bu benim asosyal bir yaşamımın olmasına ön ayak oluyor.Ve bu asosyal aşamın kötülüğü de motivasyonsuzluk ve yaşam isteğinin minimumlarda kıvranması.Bu beni miskin yapıyor ve bazenleri yataktan kalkmak için sebep bulamıyorum.Bu beni rahatsız eden maddeyle ilgili hayalim ise samimi bir arkadaş grubu oluşturabilmek.Bunu küçüklükten beri istiyorum.(Küçükken ve lisede tekrardan izlediğim çizgifilm Beyblade'in temasının bunda etkisi olabilir.)Ama tam anlamıyla anlaşabileceğim insanlara rastlayamıyorum.Çok çeşitli ama az sayıda yakın bir arkadaş grubuna dahil olmak isterdim.
3-Bu madde basit.İstediğim üniversite ve bölümde okumuyorum.Hiç bulanıklığın olmadığı gün içinde en fazla şikayet ettiğim mevzu.İnsanın gelecek hayallerinin çoğunluğu mesleği üzerine oluyor.Ve istediği mesleği yapamazsa gelecek idealleri de soluklaşıyor.Görebilmek eskisi gibi kolay olmuyor onları.Bu maddeyi düzeltebilecek tek etken ise ileride mesleğimi değiştirebilmek ve tutkuya sahip olduğum alanda yoğunlaşıp ortaya bir şeyler koyabilmek.En umutsuz olduğum maddelerden biri bu.
4-Yalnızlığım üzerine yazdığım yazıda bahsettiklerim.Yani kendime doğru bir eş bulabilmek.Şu ana kadar bu işlerle hiç uğraşmamam bu konularda zorlanacağımı düşündürüyor.Bu maddeyi anlık olarak şiddetli hissetmesem de (yani karı diye ölmüyorum şu an) ileride bunu halledememe kaygısı taşıyorum.Yani hayatta aradığım kadını bulamamak aslında bulsam bile onun beni sevmesini sağlayamamak.Yazdığım maddeler arasında sanırım en önemsizi bu.Ve biraz da olsa ikinci maddeyle alakalı.Çünkü ikisi de sosyal ihtiyacın tam olarak giderilememesiyle alakalı.
5-Bu madde beni bazen en üzen madde ama çok daha kötüye gidebilecek bir mevzu olduğu için beşinci madde olarak ele aldım.Ailemin sağlığının bozulmasıVe maddi imkansızlıklardan dolayı yaşlanmaların rağmen babam ve amcamın yoğun çalışması.Ailemin diğer fertlerinde görülen sağlık sorunları da beni üzüyor.Ama Allah'a şükür genel olarak sağlıklıyız aile olarak.Bu maddeyle ilgili hayalim ailemdeki herkesin fiziksel acılarının azalması.Madde 1'de ruhsal acılardan kurtulmaktan bahsetmiştim.
6-Bir önceki yazımın da konusu olan "hiçbir halt yiyememek".Hayatımda şu ana kadar değerli sayılabilecek işlerde hiç rol oynamadım.O yüzden hayatımı boşun geçiriyormuşum hissi peşimi bırakmıyor.Yaşım ilerlemesine rağmen istediğim alanların hiçbirinde kendime güvenecek pozisyonda değilim.Bu maddeyi biraz daha açarsak hayatımı yaşamıyorum gibi de hissediyorum ayrıca.Hayattan ince hazları alamıyorum.Dünya nimetlerinden faydalanarak her günü dolu dolu geçirmek varken ben evde yalnız başıma zamanımı hayat meşalesinde eritiyorum.Yani tam olarak yaşayamıyorum.Ne etkileyerek ne de etkilenerek...
7-İnançlarıma yeteri kadar sıkı tutunamıyorum bazen.Yaşamımı anlamlı pozisyona sokabilecek olan ve varlığımı ve yaptıklarımı önemli kılabilecek tek etken olan din.Din konusunda malesef yeteri kadar dik duramıyorum.Aklıma her şeyin boş olma ihtimalinin gelmesine bazenleri engel olamıyorum.İşte o zamanlar en diplere iniyorum.Bu da hayatımın moral olarak düzenli gitmesini engelliyor.Umarım bundan kurtularak gerçek anlamda kendimi inandığım şeylere bağlayabilirim.

Bu listeme aklıma bir şeyler geldikçe eklemeye çalışacağım.Ama şunu belirteyim bunları yazarken asla isyankar modunda yazmadım.Hayatım bir sürü şükredilecek nimetlerle dolu.Benden çok daha zor durumlarda olan insanların farkındayım.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

19'da HAYAT AMACI

Merhaba dostum.Uzun zaman oldu.Başka kimseyi bulamadım konuşacak.Ondan yüzsüzce tekrar yanındayım.Bu yazıda genelde yaptığım gibi hayat nasıl gidiyor ondan bahsedeceğim.Dertlerimi yazacağım ki onları gözümde büyütmeyeyim. Yazıyı kimsenin okumayacağnı beklediğim için yazı düzenine önem vermeyeceğim.Sırasıyla kafamda olan ve beni karamsarlığa iten şeyleri yazacağım önem sırası olmadan. 1-Okul sınavı(hayvan gibi konu var) şu anlık en büyük derdim değil ama bununla uğraşmak canımı sıkıyor. 2-Tatmi edici olmayan sosyal çevre(samimiyetsiz arkadaş ortamı+olmayan sevgili)bu da beni yalnızlığa itiyor.Bu yüzden duygusal bunalımlar geçiriyorum. 3-Dine bağlı olmayan yaşam(büyük günahlar işlemememe rağmen ruhumu çöertiyor) 4-Hayat amacını oturtamamak(neden yaşadığına emin olamamak)bu da motivasyonsuzluğu doğuruyor. 5-Sürekli akla gelen ölüm düşüncesi 6-Ailemin düzensizliği . . bu uzar da sanırım.Zaman sanki hiç bir şeye yetmiyor.Hayal kırıklılklarından nefret ediyorum.En çok da hayal kırı...

KELEPÇE KIRILDI

Selam GB.Bugün iyi hissediyorum.Geçmişteki yaşananların tedirginliği hala üzerimde olduğu için çok çok iyi hisedemiyorum.Zaten o kadar çok mutluluğa da gerek yok.Bugün ne oldu bügun?LYS 2nin bitmesiyle sınav süreim bitti.İyisiyle kötüsüyle bitti sonuçta.İlk sınavım çok kötü geçmişti ve o sınav yüzünden belki istediğim yere gidemiyeceğim ama sıkıntı yok çünkü birinci sınava yeterince üzüldüm ve üzülmemin hiçbir faydasını görmedim.Bundan sonra sadece bekliyeceğim sonucu.Ne gelirse de kabul etmek zorundayım.Neyse rahatladım şu an.Yaşadığım anın farkındayım ve sırtımdaki yükü atmış gibi hissediyorum.Tecrübelerim mutluluğumun çok fazla sürmeyeceğini söylüyor.Ve haklı ayrıca ben bundan şikayetçi değilim.Biliyorum hayatta bundan sonra çok çok sıkıntı olacak.Ama artık sıkıntılara karşı daha sabırlı olacağımı umuyorum.Hayatımda değer verdiğim şeyleri sorgulamaya başladım.Daha manevi şeylere önem veriyorum artık.Maddi kazançlar kör hırslarım değil.Huzur ve doğru yol benim için en önemli şey haya...

STOLKUN SAÇMA SAPAN KADINLAR GÜNÜ VİDEOSU

Merhaba, aslında yeni yazımda başka bir konudan önceki yazdığım yazının devamı şeklinde olacak bir yazı yazmayı planlıyordum.Amma ve lakin ki bugün başka bir konudan bahsetmek istiyorum. Bu yazıyı yazmaya başladığım tarih 8 mart.Yani kadınlar günü. Bugün sosyal medyada gördüğüm  kadınları övüp övüp bitiremeyen abaza erkek tayfaya kendini bir bok sanan kaşar kadınların davranışlarına şahit olmakla geçirdim.Videolar,fotoğraflar gördüm ve biraz ayar oldum bu konuya. Öncelikle bugün en sinir olduğum video Stolk'un hazırlamış olduğu ve Ezgi Mola'nın sunmuş olduğu aptal 8 mart kadınlar günü videosuydu.Videonun içeriğinde sadece kadınların erkekleri her koşulda "sikebileceği" ve kadınların erkeklerden daha üstün bir organizma olduğunu anlatıyorlar.Kadınlar daha çok yaşarmış,daha az hasta olurmuş,daha dayanıklıymış vs. Vay be demek kadınlar erkeklerden üstünmüş(!).Be amına koduğum üstünlüğü sen hayatta kalmayla mı ölçüyon??Daha uzun yaşayan daha mı üstün?Yok çocuk yaşta k...